muayene_470x282.jpg

Göz muayenesi

Gözlerimizi ne zaman ve ne sıklıkta muayene ettirmeliyiz?

Hiçbir göz sorunu olmasa da her bireyin 1-3 yılda bir göz muayenesinden geçmesi gerekmektedir. Önerilen muayene sıklıkları yaşa ve göz sağlığını etkileyebilecek risk faktörlerinin varlığına göre değişmektedir. Kişide bir göz problemi bulunması halinde doktorunun önerisine göre göz muayenelerinin sıklığı artacaktır.

Okul Öncesi Çağdaki Çocuklar:

Her bebek doğumda göz muayenesine tabi tutulur. Bu muayenede yapısal anomaliler, doğumsal kapak düşüklüğü, katarakt ya da göz içinde bulunabilecek anormal oluşumlar kabaca değerlendirilir. Sonrasında her bebek, risk faktörü olsun ya da olmasın, doğumdan sonraki 3-6. aylar arasında mutlaka göz muayenesinden geçmelidir. Bu muayene çok önemlidir, çünkü bebekler görüp görmediklerini söyleyemezler ve görme problemleri bazen çok geç fark edilir. Göz doktoru bu bebeklerin gözlerinde görme yeteneklerinin gelişimi için engel teşkil edecek herhangi bir sorun olup olmadığını kontrol edecektir. Doğuştan katarakt, glokom, ptozis (göz kapağı düşüklüğü) gibi anne babanın fark edemediği, fakat erken müdahale edilmezse göz tembelliği ya da körlükle sonuçlanabilecek göz hastalıklarının yaşamın ilk aylarında, hatta haftalarında tespit edilebilmesi çok önemlidir.
İlk muayenesinde herhangi bir sorun tespit edilmeyen bir çocuk, yaklaşık 3 yaş civarında tekrar göz muayenesinden geçirilmelidir.
İlk muayenesinde herhangi bir göz problemi tespit edilen, ya da göz sağlığını etkileyebilecek birtakım risk faktörleri bulunan çocuklar doktorun önerisine göre daha sık kontrol muayenesinden geçmelidir.

Okul Çağı Çocukları:

Her çocuk okul çağına geldiğinde tekrar bir göz hekimine muayene olmalıdır. Bu muayenende herhangi bir problem tespit edilmeyen çocuklar 18 yaşına kadar iki yılda bir göz muayenesinden geçmelidir. Gözlük takan çocuklar ise her yıl mutlaka muayene olmalıdır, çünkü çocukluk çağında gözlük numaraları daha sık değişebilmektedir. Gözlerinde başka problemler tespit edilen çocuklar da, doktorları daha sık önermediyse, en az yılda bir göz muayenesi olmalıdırlar.

18-40 Yaş Arası Erişkinler:

18 yaşından 40 yaşına kadar, erişkin bireyler herhangi bir göz problemleri yoksa yaklaşık üç yılda bir gözlerini kontrol ettirmelidirler. Gözlük kullanan, başkaca göz problemleri olan ya da göz sağlığını etkileyebilecek risk faktörü (diyabet, hipertansiyon, vb.) olanlar ise doktorları daha sık çağırmamışsa, en az iki yılda bir yeniden muayene olmalıdırlar.

40-60 Yaş Arası Erişkinler:

40 yaşından sonra tüm bireylerde hem yakın okuma zorluğu gelişmekte, hem de katarakt, glokom gibi çeşitli göz hastalıklarının görülme sıklığı artmaktadır. Dolayısıyla bu yaştan sonra göz kontrolleri sıklaştırılmalıdır. Herhangi bir göz problemi olmayan 40-60 yaş arası kişiler için önerilen muayene sıklığı iki yılda birdir. Yakın gözlüğü ihtiyacı dışında bir göz hastalığı ve göz sağlığını tehdit eden risk faktörleri olan 40-60 yaş arası bireyler, doktorları daha sık çağımadıkça en az yılda bir göz muayenesinden geçmelidirler.

60 Yaşından Sonra:

60 yaşından sonra glokom, katarakt, yaşa bağlı maküla dejenerasyonu gibi göz hastalıkları görülme sıklığı açısından zirve yapmaktadır. Bu yüzden 60 yaşından sonra herkes aksi söylenmedikçe yılda bir mutlaka göz doktoruna görünmelidir.

GÖZ MUAYENESİ

Standart bir göz muayenesi görme keskinliğinizin ölçümü ile gözünüzü ve çevre dokularını etkileyebilecek çeşitli hastalıkların araştırılmasını içerir. Standart göz muayenelerinde elde edilen ipuçlarına ve bulgulara göre göz doktoru özel göz muayenelerine başvurabilir. Özel göz muayenelerine bu yazıda değinilmeyecektir. Bu konuda bilgi almak isterseniz Özel Göz Muayeneleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.
Standart bir göz muayenesi doktorun tecrübesine ve elindeki teknolojik imkânlara göre değişebilmekle birlikte, yaklaşık 20 dakika sürmektedir. Muayenenin çeşitli aşamalarındaki testler hem hasta, hem de doktor için sıkıcı olabilmektedir. Fakat sağlıklı bir sonucun elde edilebilmesi için muayene sırasında doktor kadar hasta da dikkatli ve istekli olmalıdır.
Her göz doktorunun rahatlıkla yapabileceği standart bir göz muayenesinin parçaları aşağıda madde madde açıklanacaktır:

Kırma kusuru tespiti (otorefraktometre):

Otorefraktometre cihazı gözlerinizde olabilecek miyopluk, hipermetropluk ya da astigmatizm gibi kırma kusurlarını tespit eder ve derecesini ölçer. Bu ölçüme bakarak göz doktorunuz gözlük muayenenizi yapar ve sizin için en uygun gözlük numaralarını tespit eder. Gözlük numaralarınız otorefraktometrenin verdiği ölçümlerden farklı olabilir. Takacağınız gözlük ya da kontakt lens numaraları için esas olan doktorunuzun yapacağı muayenedir. Bazı durumlarda, özellikle çocuk muayenelerinde, gözlerin uyum yapma yeteneğini geçici olarak baskılamak amacıyla gözlere bir damla damlatılır ve otorefraktometre ölçümü bir süre beklendikten sonra yapılır. Tıptaki adı sikloplejili muayene olan bu işlem halk arasında “damlalı muayene” olarak bilinir.

Düzeltilmemiş görme keskinliği ölçümü:

Görme keskinliği ölçümü için kişiden büyükten küçüğe sıralanan harf, sayı ya da şekilleri belli mesafeden okuması istenir. Test sağ ve sol gözler için ayrı ayrı yapılır. Kişinin açık olan gözüyle okuyabildiği en küçük karakterin ifade ettiği değer o gözün görme keskinliğidir. Görme keskinlikleri çeşitli sayılarla ifade edilir. 20/20, 100/100 ve 1,0 gibi değerler bir gözün tam gördüğü anlamına gelir. Düzeltilmemiş görme keskinliği bir gözün çıplak olarak, yani gözlük, mercek ya da kontakt lens olmadan sahip olduğu en iyi görme seviyesidir.

Gözlük muayenesi ve düzeltilmiş görme keskinliği ölçümü:

Düzeltilmiş görme keskinliği bir gözün önüne mercek ya da gözlük camı yerleştirilerek elde edilebilen en iyi görme derecesidir. Gözlük muayenesinde göz doktoru gözün önüne çeşitli camlar yerleştirir ve hastaya en iyi, en rahat görüşü sağlayan cam numaralarını tespit eder. Doktor bu muayene sırasında otorefraktometre cihazının ölçümlerinden yararlanır.

Göz kapaklarının ve göz hareketlerinin muayenesi:

Doktorunuz göz kapaklarınızın biçimini, pozisyonunu, rengini, alt ve üst göz kapaklarınız arasındaki aralığı, kapaklarınızın kapanma fonksiyonlarını, üzerlerinde herhangi bir şişlik, kitle ya da hassasiyet olup olmadığını inceler. Bu muayene için ışık kaynağı dışında herhangi bir alet gerekmez. Göz hareketlerinizin muayenesi için doktorunuz elinde tuttuğu bir objeyi, başınızı hareket ettirmeden gözlerinizle takip etmenizi ister. Bu şekilde gözlerin sağa, sola, yukarı, aşağı ve ara yönlere hareketlerinden sorumlu kasların işlevleri değerlendirilir ve göz hareketleri kısıtlayan herhangi bir engelin (kitle, iltihap, ödem vs.) olup olmadığı saptanır.

Biyomikroskop ile göz muayenesi:

Biyomikroskop cihazı önündeki görüntüyü 5 ila 40 kat arası büyütebilen bir çeşit mikroskoptur. Doktorunuz sizi bu cihazın karşısına oturtarak başınızı sabit tutmanızı ister ve göz kapaklarınızın dış ve iç yüzeyini, konjonktiva, sklera, kornea, ön kamara, lens, iris gibi göz dokularınızı kat kat büyütülmüş haliyle ayrıntılı olarak inceler. Biyomikroskop olmadan göz muayenesinin yapılması mümkün değildir, çünkü göz dokularının büyütmesiz, çıplak gözle incelenmesi imkânsızdır.

Göz içi basıncı ölçümü:

Göz içi basıncı gözünüzün ön kamarasını dolduran sıvının gözünüzün iç yüzeyine uyguladığı basınçtır. Ölçümü için çeşitli yöntemler mevcuttur. En sık kullanılan yöntemlerden biri üflediği havanın korneanızda oluşturduğu düzleşmeyi tespit ederek göz içi basıncınızı belirleyen air-puff (hava üflemeli) tonometre cihazı ile yapılan ölçümdür. Bu cihazın en önemli avantajları göz yüzeyinize temas etmemesi ve hastadan hastaya gözyaşı yoluyla çeşitli hastalıkların bulaşma riski olmamasıdır. Göz içi basıncı ölçümü için en sık kullanılan diğer alet kornea yüzeyine dokunarak basınç uygulayan ve korneayı düzleştiren basıncın doktor tarafından okunması prensibi ile çalışan aplanasyon tonometresidir. Bu alet ile yapılacak ölçüm öncesinde hastanın korneası bir damla ile uyuşturulmalıdır. Hasta ölçüm sırasında hiçbir acı ya da batma hissetmez, fakat aletin korneaya teması hastayı az da olsa rahatsız edebilir. En doğru sonuçları veren ve standart olarak kabul edilen göz içi basıncı ölçüm yöntemi bu alete yapılan ölçümlerdir.

Göz dibi muayenesi:

Göz dibi muayenesinde gözün arka kısmında bulunan vitre jeli, retina ve optik sinir incelenir. Vitre jelinin saydamlığı, kıvamı, retina damarları, sinir liflerinin görünümü, optik sinirin rengi, sınırları, çukurluğu ve bu gibi pek çok özellik ayrıntılı olarak değerlendirilir. Bu muayene için özel mercekler ve muayene teknikleri kullanılır. Muayeneden önce gözün arka kısmının daha iyi görülebilmesi için gözbebeği çeşitli damlalarla büyütülür. Muayeneden sonra, damlaların etkisi geçene kadar birkaç saat süreyle özellikle yakını bulanık görebilir ve ışıktan fazlaca rahatsız olabilirsiniz. Bu yüzden, göz dibi muayenesi yapıldıktan hemen sonra araba kullanmanız tehlikeli olabilir.


Comments are closed.

• Bu yazı 13 Kasım 2014 tarihinde güncellenmiştir.