yırtık-657x352

Retina yırtıkları

Retina göz küresinin arka iç yüzeyini kaplayan ve ışık algılayıcı hücrelerden oluşan çok ince ve hassas sinir tabakasıdır. Vitreus ise göz küresinin içini dolduran jel yapıdaki maddedir. Çocukluk ve gençlikte bu jel retina tabakasına bazı bölgelerde gevşek, bazı bölgelerde sıkı biçimde yapışık ve nispeten hareketsizdir. Vitreus jelinin %99’u su moleküllerinden oluşur. Ona jel özelliğini veren esas molekül ise kollajen adı verilen bir proteindir. Yaşlanmanın sonucu olarak kollajen lifleri yoğunlaşır, jel sıvılaşır, kendi üzerine çöker ve vitreus içinde sıvı dolu kesecikler oluşur. Böylece vitreus retina yüzeyine yapışık olduğu noktalardan ayrılmaya başlar. Bu süreçte kişi gözünde sinek uçuşmaları ve ışık çakmalarından şikayet edebilir. Vitreus jeli yüksek miyopi, diyabet, üveit, göz travması ve katarakt cerrahisi gibi nedenlere bağlı olarak zamanından önce sıvılaşıp retinadan ayrılmaya başlayabilir.
Vitreus jelinin retinadan ayrılma süreci çoğu kişide sorunsuz tamamlanır. Nadir de olsa, bazı gözlerde vitreus jeli retinaya sıkı yapışık olduğu bölgelerden ayrılırken retina tabakasında yırtıklara yol açar. Bu yırtıklar genellikle retinanın görme için kullanılmayan uç (perifer) noktalarında oluşur ve görme kaybı şeklinde belirti vermez. Yırtıklar gözde ağrı ve kızarıklık gibi yakınmalara da yol açmaz. Bu nedenle pek çoğu farkedilmeyebilir. Oysa bu yırtıkların bir kısmı retina dekolmanı olarak adlandırılan ve kalıcı görme kaybı ile sonuçlanabilen tabloya neden olabilir. Dolayısıyla gözünde yeni başlayan sinek uçuşmaları ve ışık çakmaları gibi şikayetleri olan kişilerin retinalarında dikkatli bir yırtık taraması gerçekleştirilmelidir. Ayrıca yüksek dereceli miyopu, diğer gözünde retina dekolmanı öyküsü, ciddi göz travması öyküsü veya retinasında yırtık oluşturmaya yatkın zayıf alanları olduğu bilinen kişilerde belli aralıklarla detaylı yırtık taraması yapılmalıdır.
Göz muayenesinde tespit edilen yırtıkların bir kısmı retina dekolmanına ilerleme riskini azaltmak için tedavi edilmelidir. Bu tedavide daha çok lazer, nadiren de soğuk prob ile dondurma işlemi uygulanarak retinanın alttaki destek dokusuna yapışıklığının artırılması amaçlanır. İşlem genellikle poliklinikte uygulanır ve 10-15 dakika sürer. Bu tedavi yırtığın retina dekomanına ilerleme riskini oldukça azaltır, fakat tamamen ortadan kaldırmaz. Retinada tespit edilen tüm yırtıkların tedavi edilmesi gerekmez. Retina dekolmanına ilerleme riski çok düşük olan bazı yırtık ve delikler tedavi edilmeden izlenebilir. Hangi yırtıkların tedavi gerektirdiğine konusunda uzman bir göz doktoru karar verebilir.
Uygun biçimde tedavi edilemeyen ya da hiç tespit edilemeyen yırtıklar retinanın altına sıvı girmesine ve retinanın altındaki besleyici destek dokusundan ilerleyici biçimde ayrılmasına neden olur. Retina dekomanı olarak adlandırılan bu tablo çok yavaş gelişebileceği gibi, yırtığın oluşmasından hemen sonra oluşup kısa sürede ciddi görme kaybına yol açacak biçimde ilerleyebilir.
Aşağıdaki belirtilerden bir ya da birkaçının görülmesi retina yırtığı işareti olabilir ve en kısa sürede göz muayenesini gerektirir.

  • Gözde yeni başlayan sinek ya da iplik uçuşmaları,
  • Gözde yeni başlayan şimşek ya da flaş çakmaları,
  • Göz önüne kısmi ya da tam perde gelmesi,
  • Belirgin görme kaybı.

Aşağıdaki formu doldurarak soru ya da mesaj gönderebilirsiniz.

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

• Bu yazı 5 Eylül 2015 tarihinde güncellenmiştir.